Seyirci Geldi Oyuncu Çıktı

Seyirci Geldi Oyuncu Çıktı
Hande Soral, seyirci olarak gittiği “Komedi Dükkanı”ndan oyuncu adayı olarak çıktı. Şimdi “Küçük Kadınlar”da büyük sorumluluk taşıyor.

Hedefleri çok büyük ama önce üniversiteyi bitirmek istiyor.

”Küçük Kadınlar” dizisi ilk göz ağrınız... Kim bilir; yıllar sonra bu ilk denemenizi hatırlayıp gülümseyeceksiniz belki de! Ama öncelikle sizi tanıyalım istiyorum, kimsiniz siz?

21 yaşındayım. Bursa İnegöllüyüm. Babamın tarafı Makedonyalı, anneannemler Bulgaristan'dan gelmiş; biraz karışık yani... Bütün akrabalarımız Bursa'da oturuyor. Bilgi Üniversitesi'nde burslu okuyorum. 4'üncü sınıf psikoloji öğrencisiyim. 3 yıldır İstanbul'da yaşıyorum. Üniversite sınavlarında dokuz tercih yaptım, tek istediğim psikoloji bölümünü kazanmaktı.

Neden psikoloji?

Lise 1'de bir rehberlik öğretmenim vardı. 2'inci sınıf için bölüm seçmemiz gerekiyordu, hocamla konuştuk. Onunla öyle bir sohbet ettik ki, ikimiz de odadan çıktığımızda ağlıyorduk. O an karar verdim ve “Ben de psikoloji okuyacağım” dedim. Öğretmenim de bana elini uzattı “Hoş geldin aramıza” dedi. Türkçe- Matematik bölümünü seçtim ben de...

Hala görüşüyor musunuz?

Görüşmek istiyorum ama koptuk. Beni bıraktı, Kıbrıs'a yerleşti o. Benim psikoloji eğitimi almamın sebebi o öğretmenimdir.

Kendinizi bir psikolog gözüyle analiz eder misiniz?

İnsanlarla ilişki kurarken her zaman mesafem olmuştur. O mesafe çok gerekli çünkü. Eğer bunu yapmazsanız karşınızdaki size kırıcı olabilir ve siz de yaralanabilirsiniz. Mesafeli oluşum insanlardan yara almamamı sağladı. “İnsanları hemen tanırım” gibi bir iddiam yok. İnsanoğlu çok karışık bir yapı, çözebilmek mümkün değil.

SAHNEYE HAZIRDIM ASLINDA

Peki ya oyunculuk?

Her şey “Komedi Dükkanı”yla başladı...

Nasıl yani?

Oyunculuğu bilinçli bir şekilde seçmedim. Sadece oyunculuğu istedim. Lisede başarılı bir öğrenciydim. Konservatuara girmek için barajı geçmek yeterli oluyor, herkes bana, “Başka bir bölüm seç, oyunculuğu okulunu bitirdikten sonra nasılsa hobi olarak da yaparsın” dedi.

Ben de onları dinledim ve dedikleri gibi de oldu. Psikoloji bölümünü seçmemdeki sebep herhalde oyunculuğu içinde barındıran bir meslek olduğu içindi. “Komedi Dükkanı”na gelince, izlemeye gitmiştik, arkadaşımla birlikte. O sahneye çıkmaya hazırdım aslında. “Sahneye gelmek isteyen var mı?” diye sorsalardı, elimi kaldırırdım. Ama sormadılar, ben çıktım. Tolga Çevik, “Titanik” adlı sinema filminin sahnelerini canlandırıyordu. Bir kız gerekti, ben de sahneye fırladım. Gönüllü oldum; bir tek ben istekliydim zaten.

Heyecan yok muydu?

Heyecanlandım tabi ama bunun tek sebebi Ses Tiyatrosu Sahnesi'ne çıkmış olmamdı. Anlatılmaz bir duyguydu. Tolga Çevik'le aynı sahnede oluşumuz ilk beş dakika beni heyecanlandırdı sonra o heyecan birden dindi... Tolga'nın sıcaklığı beni hemen rahatlattı. Tolga'yla çok iyi bir uyum içerisinde bütün bir bölümü birlikte çektik. Asıl dediğim gibi kalp atışlarımın hızlanmasının sebebi benden önce o sahnede kimlerin ayak basmış olduğunu düşünmemden kaynaklandı.

Tolga Çevik'le o olaydan sonra hiç karşılaştınız mı?

Geçen gün Kuruçeşme Arena'da karşılaştık. Eşi de yanındaydı, “Bizi ağlatıyorsun” dediler, çok mutlu oldum.

Neden sizden etkilendiler dersiniz?

Anladığım kadarıyla; rahatlığım, kendime güvenim ve söylenenleri çabuk algılamam onları etkileyip şaşırtmış...

Dizi teklifini nasıl aldınız?

Oyundan çıkarken “Komedi Dükkanı”nın yapımcısı ve yönetmeni Fırat Bey beni yanına çağırdı. Görüşmeye gittiğimde fark ettim ki, beni oyuncu sanıyorlar. “Oyuncusunuz değil mi?” dediler, “Hayır” dedim. “Bu işi yapmak ister misiniz?” dediler, “Neden olmasın” dedim, ama hiç de şaşırmadım. Sinan Çetin'le tanıştım. Çok rahattım. Hiçbir şeyi yadırgamadım. Heyecan yoktu. O gün bana, “İstersen burada hemen eğitime başla” dediler. Sınıfa indim ve Ayla Algan'ın dersine katıldım. Oraya aittim. Ben yeniliklere çok çabuk adapte oluyorum. “Şans” diye buna denir işte... Herkesin başına gelmez bu... Çok enteresan bir olay. Torpil yok, tamamen şans...

'OYUNCU PSİKOLOĞU OLMAK İSTİYORUM'

İleride asıl mesleğiniz hangisi olacak, psikologluk mu, yoksa oyunculuk mu?

Asıl mesleğim psikoloji. Oyunculuk şimdi devam ediyor ama geleceği kestiremem. “Küçük Kadınlar”da oynadığım rol çok sevildi. İnsanlar yavaş yavaş beni tanıyor. Oyunculuk beni cezbediyor ama psikolojinin yeri bende farklı... Elimden geldiğince her ikisini de birlikte götürmeye çalışacağım. Daha 21 yaşındayım ve enerjimin en yüksek olduğu bir dönemdeyim.

Okul bittikten sonra bir ofis kurup, başvuranlara psikolojik destek verecek misiniz?

Türkiye'de psikoloji eğitimi aldıktan sonra muayenehane açamıyorsunuz, yüksek lisans yapmam lazım bunun için Ön Lisansımı yurt dışında yapmak istiyorum ama oyunculuk yaparken bunu gerçekleştirebilmem çok zor. Oyunculuğa ara vermem lazım, bu da benim için zaman kaybı demek. Türkiye'de yapmaya kalksam, iki işe de yetebilir miyim, bilmiyorum ama ileriki zamanlarda yüksek eğitimimi de tamamlayıp psikolog olarak muayenehane açmak istiyorum tabii...

Aslında ben oyuncu psikoloğu olmak istiyorum. Oyuncuların psikolojileri çok bozuk, onların psikoloğa ihtiyaçları çok fazla... Bu işi bildiğim için şimdi neler yaşadıklarını daha iyi anlıyorum.

Aileniz sizi bu konuda destekliyor mu?

İkiz kardeşlerim var. Biri kız diğeri erkek... 17 yaşındalar. Annem babam da çok genç. Annem 39, babam 49 yaşında... Ailecek arkadaş gibiyiz. Onlar her zaman arkamdalar. Onlar olmasa bu kadar kolay karar veremezdim zaten.

PLATONiK ASK YASAYAMAM

Güzel bir kızsınız, çevrenizdeki insanların ilgisine alışık mısınız?

Evet, ilkokuldan beri herkes benim etrafımdaydı. Aslında o yaştaki bir çocuk için hiç güzel bir şey değil. Eve gelip ağladığımı bile biliyorum. Çocukluğunuzu yaşayamıyorsunuz. Herkesin gözü sizin üzerinizde oluyor. Hiçbir şey yapmasanız da çocuk güzelliğiniz var.

Hayranlarınız da fazladır?

Benim, bilip bilmediğim bir sürü erkek vardı etrafımda... Aşk mektupları yazarlardı. İçinde "Seni Seviyorum" yazardı.

Hiç platonik bir aşk yaşadınız mı?

16 yaşındaydım. İlk aşkım platonikti, benden dört yaş büyüktü. O bana açıldı sonradan, bu kez gerçekten aşık oldum. Bir daha da platonik aşk yaşayamam. Çünkü, içi dışı bir insanım. Bir aşk ya olmalı ya da olmamalı. Muallak da kalmamalı...

(Şebnem Özuzcan / Bugün)

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Galatasaray'dan Nihat Doğan'a Cevap17 Şubat 2015 Salı 08:21
  • Mustafa Ceceli Özgecan'ın Katillerine İdam İstedi16 Şubat 2015 Pazartesi 11:33
  • Nihat Doğan'ın Özgecan Aslan'la İlgili Twitleri Tepki Çekti16 Şubat 2015 Pazartesi 09:19
  • Acun Ilıcalı Nihat Doğan'ı Survivor Kadrosundan Çıkardı16 Şubat 2015 Pazartesi 09:02
  • Nihat Doğan'a Twitter'da Tepki Yağdı15 Şubat 2015 Pazar 17:16
  • Demet Akalın Küfür Etti10 Şubat 2015 Salı 07:17
  • Can Bonomo'nun Twitter ve İnstagram Hesabı Hacklendi05 Şubat 2015 Perşembe 11:58
  • Ajdar'dan Sahte Twitter Açıklaması05 Şubat 2015 Perşembe 10:02
  • Pınar Altuğ İsyan Etti04 Şubat 2015 Çarşamba 16:31
  • Sinem Kobal Rezil Oldu04 Şubat 2015 Çarşamba 10:50
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Kral Magazin | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim